Cuma 21. Haziran 2018 (Hamburg)
Sabah 01:47
Gün doğuşu 04:47
Öğle 13:22
İkindi 17:49
Akşam 22:30
Yatsı 23:20
Gece yarısı 23:58
Ana sayfa :: Haberler :: Arşiv :: 01.06.2011 - Ramazan Bayramı Hutbesi
Yorumlar: 0

Ramazan Bayramı Hutbesi

Hatip: Hamburg İslam Merkezi Başkanı Ayetullah  Ramazani



Hamd Alemlerin Yüce Rabbi olan Allah’a olsun. Bizi doğru yola hidayet eden odur. Eğer O’nun hidayeti olmasaydı doğru yola gelmiyecektik. Ona iman ediyoruz. Ona güveniyoruz, Ona tevekkül ediyoruz, Ona ibadet ediyor ve Ondan yardım ve medet talebinde bulunuyoruz. Salat ve selam ise kalblerimizin mahbubu,nefislerimizin  munisi, günahlarımızın şefaatçısı ve hastalıklarımızın tabibi Sevgili Peygamberimiz Hatemul Enbiya,  Rahmetenlilalemin Hz. Muhammed Mustafa ile risaletinin ve ilminin varisi ve sünnetinin muhafızı olan mutahhar Ehli Beyti ile   mucadele ve dava arakadaşlarından seçkin Ashabının üzerine olsun. Allah’ın rahmeti ve bereketi ise tüm müslümanların ve bilhassa burada hazır bulunan muhterem bacılar ve değerli kardeşlerin üzerine olsun.

 Başta kendi nefsim olmak üzere hepinizi İlahi takvaya, Allah’ın emirlerine sarılmaya ve yasaklarından ise kaçınmaya davet ediyorum. Takva en iyi azık  cennetin anahtarı ve cehennem  ateşine  karşı  ise  koruyucu  siperdir.

 

Hutbemin başında  bu büyük  bayram münasebetiyle  tüm müslümanlara ve  bilhassa  burada  hazır  bulunan  müslüman kardeşler ve  bacılara   tebriklerimi  sunmak  istiyor ve  Yüce  Allah’tan  bu  bayramı tüm  insanlık  camiası  için  hayırlı ve  mubarek  kılmasını  temenni  ediyorum.

 

Bu mubarek  ayı idrak ve  ihya  etmeyi  bizlere  nasip ettiğinden, taat  ve  ibadetini  yapmaya  muvaffak kıldığından dolayı Hak  Tealaya şükranlarımızı  sunuyoruz. Bu  ayda  bir   parça da  olsa oruç, dua, münacaat ve  hem cinslermiz olan   fakir  ve  yoksul  insanlara  yardım ederek kulluğumuzu yerine  getirmeyi başarabilmiş  olduk. Allah’ın  bizlere  lütfettiği nimetler sınırsız ve  sayısızdır. Bırakın bu nimetlerin  şükrünü  yerine getirmeyi  bu  nimetleri  saymaktan  bile  aciziz.

 

Malumunuz  olduğu  üzere  bu  mübarek  bayram bir  dönem  kulluk, ibadet, fedakarlık,  hayır  ve  hasanattan sonra bizlere  nasib olmaktadır. Müslüman  kimse bir aylık oruç ve ibadet döneminden sonra  rahmet ve  mağfiretin  yağdığı bu  mübarek  bayramı  idrak etmektedir. Mümin insan, bir  aylık  ilahi misafirlikten  ve Allah’ın özel  rahmet  ve  merhametine  mazhar  olduktan  sonra Bayram gecesi ve  gündüzünün  bereketine  nail  olmaktadır. Ramazan  bayramının  insanın Allah  ile  irtibat ve  ülfetinin  pekişmesine  katkı  sağlayan  en büyük  bayram olduğu  kuşkusuzdur.  Allah  yolunun  yolcusu  olan  her  kes bu  günlerde  kendisini  Allah’a  daha  yakın ve  daha  huzurlu   ve  manevi  muşahedelere mazhar  hisseder. Ayrıca  kendisini bulduğunu ve  hayatın  gerçek  anlamı ve  maksadını  yakalamış  olduğunu  hisseder.

 

Fıtır veya  Ramazan  bayramı  aslında  pak  ve temiz  olan  fıtrata  dönüş  bayramıdır  ve  bunun için  E’ydul  fıtr, fıtır  bayramı  olarak   tanımlanmaktadır.

İnançlı  olan  her  müslümanın  kendisini daha  iyi  tanıyıp  anlaması ve  varlık alemindeki  yerini  ve  konumunu  derketmesi için Ramazan ayı  Allah tarafından sunulmuş çok  iyi  ve  münasip bir   fırasattır. Bu ay,  insanların  kendi  gerçek  kimliklerini yakalayıp ve  gerçek  insani sıfatlarla  donanmaları ve  böylece  ilahi erdemleri  elde etmeleri için  çok  uygun  bir  zaman dilimidir. Nitekim  sevgili Peygamberimizin  beyanında da şöyle  denilmektedir.’’Allah’ın ahlakıyla  ahlaklanınız’’ Yani  Allah’ın  rızası  ve  isteği ve  hatta  sıfatları   olan  ahlaki  haslet ve  faziletlerle  süslenmek ve   donanmak  gerek. Kendi  yaratılış  maksadı  ve  gayesi üzerinde düşünüp  taşınan her kimse bu erdemlere  ulaşır ve  hayatının rotasını  o  yöne  çevirir.

 

Bu  ayda,’’hepimiz  Ondanız ve  dönüşümüzde yine  Ona olacaktır’’  hakikatını  daha  yakından  anlamak mümkün  olabilir. Ayrıca  bu ayda  bütün, insanların  tek  bir  hakikatı  paylaştığını, hepsinin  fıtrat ve  tabiatlerinin  müşterek olduğunu ve  takvanın  dışında  hiç  bir üstünlük veya  imtiyazın insanlar  arasında  söz konusu  olmadığını  daha  iyi  idrak etmiş  oluyoruz.

 

Oruç  tutmanın  sonucu da  takvayı yakalamaktır. Takvalı  olursak  birbirlerimizi  sevip  saymak  için daha  fazla  telaş  gösteririz ve  birbirimizi  huzur,  barış  ve  güvenliğe  davet  ederiz. İslam dini  bizlere iyi  olma,  iyi  yaşama ve güzel  ahlakla  donanma  yönünde  hareket etmemizi, kendimiz için istediğimizi  başkaları  için de  istemeyi  ve  kendimiz  için  istemediklerimizi başkaları için de istememeyi  emretmektedir.  Kendimiz  için  hiç  bir  şekilde   kabul etmediğimiz hususların  başında  zulüm, adaletsizlik ve  fakirlik gelmektedir. Öyleyse  insanlık  camiasından da  fakirlik ve   zulümü  söküp  atmak ve   tüm  insanların adaleti  tatmalarına  ortam  hazırlamak  için  gayret  ve  çaba  gösterelim.

 

Bayram  ilahi lütfun   bütün insanlara  şamil  olmasını sağlamak için bir  ictima ve  buluşma  olursa  ne  güzel  olur. Biz  nasılki  iman ve  hüsnü  zan  ile  Allah’ın rahmet  ve  mağfiretini  kendimiz  için  talep ediyorsak, aynı  iman ve  edeple Allah’ın  sınırsız  rahmetini her kes  için  talep  edelim  ruhi, manevi. fikri  ve  ahlaki  tekamulü   yakalamkta   hepimizi   muvaffak  etmesini ve  bizleri  birbirimize  karşı  daha   sevgili, ve  merhametli  kılmasını  dileyelim..

 

Allah’ım  bizlere  kerem ve  lütfunü  ihsan eyle ve  her zamandan  daha   fazla  sana  kul ve  muti  olmayı nasib eyle.

Allah’ım  günahlarım  eğer  nezdinde  büyük  ise. Senin  bağışlaman  benim günahlarımdan çok daha  büyüktür.

 

Allah’ım Eğer  kulundan  günahın çirkınlüğü  var ise Senden de  bağışlamanın  güzelliği.

 

Vesselamu aleykum wa  Rahmatullahi wa  Barakatuhu