Cuma 21. Haziran 2018 (Hamburg)
Sabah 01:47
Gün doğuşu 04:47
Öğle 13:22
İkindi 17:49
Akşam 22:30
Yatsı 23:20
Gece yarısı 23:58
Ana sayfa :: Haberler :: Arşiv :: 18.11.2009 - ALMANYA MÜSLÜMAN GENÇLİĞİN ‘’ DİN NEDİR VE DİNE OLAN...
Yorumlar: 0

ALMANYA MÜSLÜMAN GENÇLİĞİN ‘’ DİN NEDİR VE DİNE OLAN İHTİYACIN NEDENLERİ KONULU’’ ÜÇ GÜNLÜK SEMİNERİ HAMBURG İSLAM MERKEZİNDE DÜZENLENDİ

Müslüman  gençlerin yıllık ikinci ‘’Din nedir  ve  dine  olan  ihtiyacın nedenleri’’   konulu semineri  Almanya’nın muhtelif  bölgelerinden üç yüzden fazla  kız ve erkek gencin katılmasıyla 2009 Ekim ayının 16 ısından 18 ine kadar üç gün  süreyle  Hamburg İslam Merkezinde  düzenlendi.
 Bu üç günlük seminerde Kur’an Kıraatı, toplu  dua  okuma,  konuşmalar, farklı  konular hakkında  tartışmalar, bilgi  yarışmaları, kitap  sergisi, Almanca  ve ingilizce  filmlerin  gösterilmesi ve  gençlik gruplarının birbirleriyle  tanışmaları gibi farklı  dini  ve  kültürel etkinlikler  gerçekleştirildi.
 Bu seminerin ilk  gününde  katılımcılar öğle  ve  ikindi  namazlarını Hamburg İslam Merkezi Başkanı Ayetullah Ramazaninin imametinde eda edip öğle  yemeğini  yedikten sonra  konferans salonunda toplanıp bu  semineri organize edenlerin  üç günlük  bu dini, manevi ve  kültürel seminerin içeriği, programları ve seminer  boyunca  riayet edilmesi  lazım  olan  kural ve  prensipler  hakkındaki bigilendirmelerini  dinlediler. Bu  bilgilendirmeden sonra gençlik gruplarının tanışma faslı  başladı bu  fasıldan  sonra  gençlere Kur’an Karisi Ali Ramazani  tarafından Kur’an  Ziyafeti   sunuldu. Bir süre  dinlenen  gençler akşam ve  yatsı   namazlarını İmam  Ali Camisinin  İmamı Ayetullah  Ramazaninin imametinde  eda edip  toplu  olarak Tewessül  duasını  okuduktan sonra  İmamın  konuşmasını  dinlediler. Ayetullah Ramazani konuşmasında  Gençleri selamlayıp hoş geldiniz dedikten sonra imamet semasının altıncı yıldızı olan İmam Caferi Sadıq a.s’ın  şehadetinin yıl  dönümüne  işaretle biz  gücümüz nisbetinde bu din  ve  insanlık önderini tanımak için gayret ve çaba göstermeli ve  hayatın  tüm aşamalarında  onları  kendimiz için örnek ve  olgu kabul etmeliyiz  dedi. Nefis tezkiyesi ve terbiyesi için en münasip  zamana  değinen  Ayetullah Ramazani  Arifi billah olan İmam Khomeyni açısından   tezkiye ve terbiye için  en münasip zamanın  gençlik yılları olduğunu  söyledi. O konuşmasının devamında gençlerin  bu dönemde  nefis  tezkiyesinde  bulunup  ve İslami ahlak ile  ahlaklanıp Kur’an terbiyesi ile  terbiyelenmeleri gerektiğini hatırlatarak  kendimizi tanımak ve kimliğimizi saptamak için gençliğimizden azami derecede yararalanmalıyız  çünkü gencin kalbi temiz  ve  tıyneti  yapısı ise  bozulmamış olduğundan, genç bir  kimse  kötülüklerden daha   kolay  temizlenip  nefis  tezkiyesin daha rahat  gerçekleştirebilir dedi.
Hamburg İslam Merkezinin  Başkanı  konuşmasının sonunda gençlerin  bu seminerden azami  yarar sağlamaları ve soruları için gerekli  olan cevapları  bulmalarını arzuladı.

  Kur’anı Kerimden  bazı ayetlerin tilavetiyle başlayan bu  seminerin ikinci  gününde ise Dr. Cevvad Muhakkıki ‘’ Din bir teorimidir yoksa  bir hayat yolu?’’ başlığı altında bir  konuşma  yaptı. Muhakkıki  konuşmasında din,Allah, hak ve insani  değerler  hakkında  varolan  bazı ayet ve rivayetlere işaretle, İslam  dinini  tüm insanlık için bir hayat yolu olarak tanımladı.
  İkinci günün ikinci konuşmacısı ise Türkiyeli  müslüman  gençlerden Cemil  Şahinöz idi. Şahinöz ise insan oğlunun ruhlar aleminden başlayan ve ebedi ahiret alemine  kadar farklı merhalelerden oluşan  uzun yolculuğu   hakkında gençlere izahatta  bulundu.
  Üçüncü  konuşmacı  ise Avusturyalı  din alimi Huccetül İslam Waldmann idi. Waldmann ‘’ farklı  değerler itibarıyla dinin toplumdaki yeri’’ konulu  bir konuşma yaptı. Waldmann konuşmasının  başında bilgi ve ilahi  marifet konusuna değinip dinin  bilgiye dayanması  gerektiğini  vurgulayıp şöyle  dedi:
İslam, müslümanın  dünya görüşü ve dinin temel esasları konusunda taklit  kabul etmez. Bu konuda her kes  kendi inanç temellerini   güçlendirmek için gerekli olan araştırmaları yapıp ilim ve marifet  kesbetmekle  mükelleftir. Resulü Ekremin şu meşhur hadisi ‘’ İlim tahsil etmek  her müslüman erkek ve kadın için bir  vecibedir’’  bu hususta bir delil ve  kanıt niteliği taşımaktadır.
 Waldmann konuşmasının  sonunda Peygamber  ve Ehl-i Beyt imamlarından güzel ahlak, sıla-i rahim, hasta ziyareti ve  anne–baba hakları hakkında bazı hadis ve rivayetler nakledip bu konuda gençleri bigilendirdi.
 İkinci  günün dördüncü konuşmacısı ise bayan Hamide Muhakkıki idi. Bayan Muhakkıki  insan haklar  evrensel beyannamesinin  muhtelif maddeleri ve bu maddeler ile ilgili Kur’an ayetlerine değinip  bu  bağlamda  bazı açıklamalarda bulundu. Muhakkıki  konuşmasının  bir  diğer  bölümünde  ise  insanoğlunun  taşımış olduğu  yüce ilahi  ruh ve cevhere işaretle insan oğlunun  bu ilahi özden dolayı diğer varlıklar  arasında  özel  bir konuma  sahip olduğunu  ve  bu  ilahi ruh ve  sahip olduğu hilafet  makamından dolayı insanın saygın ve  onurlu  olduğunu  söyledi.
  Seminerin ikinci  gününün akşamında  gençler iki  gruba  ayrıldılar. Bir  kısmı Dr Zeynul Abidin  tarafından   düzenlenen  Kur’an hakkındaki  bilgi  yarışmasına  katıldılar ve  diğer  grup  ise Lübnanlı  Bayan Fatima Cemul  tarafından   takdim edilen ‘’ İnasan ve manevi makamı’’ hakkındaki  konuşmayı  tercih ettiler. 
  Seminerin üçüncü  gününde  ise Dr. Zeynul Abidin ‘’ İnsan oğlunun hidayeti’’ konulu  bir konuşma  yaptı.  O konuşmasının  bir  bölümünde  ilahi  hidayet ve  yönlendirme olmadan ilmin  faydalı  olamıyacağını  ve  aksine insanoğlunun  sapmasına da sebebiyet verebileceğine  değinip şöyle dedi: İlahi hidayet  olmadan  kanunlar da  fayda  temin etmez ve  gerekli  olan fayda  ve randımanı  vermez. Çünkü  insanoğlu  kanunlara  içten inanmalı onları uygulamak  için kendi içinde  yatan  polisine  yani  vicdanına  kulak  vermeli. Bu oto kontrol,  ilahi  yönlendirme  ve  hidayet  olmadan mümkün olamaz ve  insanlar  ilahi  hidayet  olmadan gerçek anlamıyla  tekamülü yakalıyamaz.
Üç gün  süreyle devam eden bu seminerin  kapanış konuşmasını yapan  Ayetullah Ramazani katılımlarından dolayı gençlere ve ayrıca üç günlük faaliyetlerinden  dolayı  organizetörlere teşekkür ve  takdirlerini dile getirdikten sonra gençlere tavsie mahiyeti taşıyan  bazı  açıklamalarda bulundu.  Ayetullah Ramazani İslam’ın  sağlıklı bir  şekilde  öğrenilmesi gerektiğinin altını çizerek, İslamı  bu  konuda emek  harcayan ve  onlarca  sene ders okuyan ve  araştırmalarda  bulunan salahiyet  sahibi kimselerden ve  din  mercilerinden öğrenmek gerek bir kaç ayet  okuyan ve   bir kaç kitap mütalaa eden kimselerden değil. Müslümanlar  olarak   ilk vazifemiz İslam’ı sağlıklı  ve  doğru  bir  şekilde öğrenmektir. Rastgele  herkes  İslam konusunda görüş  beyan edemez. İslam’ı  onun asıl  kaynaklarından  yani  Allah’ın  Kitabından ve Resulullah ile  Ehl-i Beytinin  sözlerinden öğrenmek gerek dedi.
  Ayetullah Ramazani  konuşmasının devamında şöyle  dedi:  Geçmişte  ve bugünde  bazı insanların  insan hakları, uluslar arası hukuk ve  islam’ın  bu  konudaki  görüş ve  hükümleri hakkında kesin ve  kuşatıcı  bir  bilgi  olmadan konuştuklarına ve  bu  konuların  yanlış anlaşılmasına sebebiyet  verdiklerine   tanık oluyoruz. İslamın  herhangi bir  konusu hakkında  konuşulduğu zaman ilgili  tüm ayet  ve  hadislerin ciddi bir şekilde  incelenmesi lazım ki  sağlıklı bir bilgi elde edilmiş olsun.
  Hamburg İslam Merkezi  Başkanı  konuşmasının devamında İslam dininin  itidal  ve dengeli bir  din olduğuna işaretle gençleri ifrat ve  tefritten  yani aşırılık veya gevşeklikten  sakındırıp şöyle dedi: Müslüman gençler İslam için sürekli ve ciddi bir çaba  göstermeli ve İslam dininin  dengeli, akılcı, fikir,maneviyat ve mantık  dini olduğunu  göz ardı  etmemelidirler.
  Entegrasyon konususna  gelince; yaşadığımız  batı  toplumlarıne entegre  olmamız İslamın  hicap başta  olmak üzere bazı hükümlerinin askıya alınması şeklinde algılanmamalı. Böylesi  bir entegrasyon  yaklaşımı yanlıştır ve  yaşadığımız  bu ülkelerin kanunları da bizden  böyle bir şey  talep etmemektedir. Biz entegre  olmak  bahanesiyle İslam’ın hükümlerini askıya alamayız. Öte  yandan İslam kanun ve ahkamı  konusunda  uzman olan alimlerimiz şu kanaati taşımaktalar ki  biz  müslümanlar  hangi ülkede  yaşarsak yaşıyalım  oranın kanularına uymalı ve  saygılı  davranmalıyız. Çünkü  kanunlara  uyulmadığı  takdirde  kaos ve  anarşi  oluşur ve bundan herkes  zarar görür.
  Ayetullah Ramazani  konuşmasının devamında Gençlere hitaben şu  tavsiyelerde bulundu: Siz gençler  ilk olarak kendi  yetenek ve  kabiliyetlerinizi  iyice tanımalısınız ve Yüce Allah’ın insanlara   bıraktığı emaneti  muhafaza etmeli yetenek ve  kabiliyetlerinizi geliştirerek  bu  yolda  telaş ve  çaba gösteriniz ve  Kur’an öğretilerine mutabık  bir terbiyeye  sahiplenmek için çaba  gösteriniz.
 Malumunuz olduğu  üzere Yüce Allah  milyonlarca   varlık  yaratmıştır ancak insanı  yarattığında  kendisini  kutlamıştır. Bir  genç sahip olduğu  istidat ve  yetenekleri   geliştirip islami ve  Kurani  öğretiler çerçevesinde    kullanırsa Allah’ın en güzel  mahluku olma sıfatını  kazanmış olur. Sizler  Peygamber  efendimizin şu meşhur  hadisini işitmişsinizdir: Bir  grup  genç kuvvet  yarışması yaparken  Peygamberden kendileri  için hakemlik  yapması talebinde  bulundular. Peygamber  efendimiz  a.s ise  hakemlikten sonra  onlara şu tavsiyede bulundu:
  ‘’ En güçlü olanınız  bir  şeye ilgi gösterdiğinde o ilginin kendisini haktan ve  doğru  yoldan uzaklaştırmadığı ve  dilsiz, kör ve sağır kılmadığı  kişidir’’
  Sizin kalbiniz temizdir. Bu kalp Allah’ın haremidir. Allah’ın izin vermediği  şeyi kalbinize sokmayın. Örneğin bir genç kız ve erkeğin ilişkisi normal sınırını aştığında tarafların  kör ve sağır  olmalarına  yol açabilir. Gençler  üç aşamalı  bir terbiyeye  kalkışmalıdırlar.
1- Nefsi  edep
2- Allah ile ilişkilerde edep
3- Diğer insanlara  karşı edep
  Ayetullah Ramazani  konuşmasının sonunda şöyle dedi: Ben sizlerden kendi  fıtratınız, varlık ve hayatın amacı ve  felsefesi  hakkında   araştırma ve  mütalaa  yapmanızı istiyorum. İsa a.s şöyle buyuruyor: ‘’Kendini tanı ki Allah’ı tanıyasın Allah’ı  tanıdığında  ise  başkalarını da tanımaya güç  yettirirsin’’
Bizler eğer  kendimizi iyi tanımış olsaydık   kendimiz için dahi akli yorumu olmayan işlere kalkışmayacaktık. Uyuşturucu kullanımı, intihar etme ve  iffete aykır  giyim ve  kuşamlar ve  benzeri  konular  bu husus için örnek teşkil etmektedir.
  Kur’ana ısınmaya ve onunla  yaşamaya  çaba gösterin Peygamberin ve  Ehl-i Beytinin hayat hikayesini okuyun  ve Kumeyl, Ahd, Nudbe ve Tewessül gibi  duaları  sürekli  okuyarak maddi ve manevi afet, hastalık ve zararlardan kendinizi  koruyun.
  Konuşmasının sonunda  Hamburg İslam Merkezi Başkanı gençlerın çeşitli  konularda  ki sorularını  cevaplandırdı. Gençlerin isteği üzerine soru  cevap faslı  uzatıldı ve bir  çok soruya cevap verilmiş oldu, fakat  namaz vaktinin  gelmiş olmasından dolayı  bazı  gençler sorularını  soramadılar ve  sonraki  seminerlerde kendilerine fırsat  verileceği belirtildi. Gençlerin  oldukça  fazla soru  sormaları ise  onların  dini, ahlaki ve manevi konulara  ne kadar  fazla önem verdiklerini  göstermektedir. Bu üç günlük seminer üçüncü  gününde  öğle ve ikindi  namazlarının Ayetullah  Ramazaninin imametinde kılnmasıyla  çalışmalarına son verdi.
Fotoğraflar