Cuma 21. Haziran 2018 (Hamburg)
Sabah 01:47
Gün doğuşu 04:47
Öğle 13:22
İkindi 17:49
Akşam 22:30
Yatsı 23:20
Gece yarısı 23:58
Ana sayfa :: Haberler :: Arşiv :: 17.11.2009 - ALMANYADA OTURAN ALİMLER VE MÜBELLİĞLERİN HAMBURG İSLAM MERKEZİNDEKİ...
Yorumlar: 0

ALMANYADA OTURAN ALİMLER VE MÜBELLİĞLERİN HAMBURG İSLAM MERKEZİNDEKİ BİR GÜNLÜK SEMİNERİ





Almanyada mukim olan alimler ve mübelliğlerin bir günlük semineri muhtelif milletlerden alim ve mübelliğlerin  katılmasıyla bir kasım 2009 tarihinde  Hamburg İslam   Merkezinde  düzenlendi.
  Hamburg İslam Merkezi Başkanı Ayetullah  Ramazani katılımcılara  hitaben yaptığı  bir konuşmada, alimler ve mübelliğlere takdir ve  teşekkürlerini bildirip İslam  merkezlerinin  asıl görevlerini şu üç ana başlık altında  toplamak mümkündür dedi.
- Halkın  dindarlığını  korumak
- Müslümanlar arasında  birlik  ve  beraberliğin  temini
- Asil islamı  ve İslamın  temel öğretilerini temel kaynaklarından  insanlığa sunmak

1-Malumunuz olduğu vechiyle müslümanlar  farklı  nedenler ve gerekçelere binaen Batı  Dünyasına   göç etmiş  bulunmaktalar ve onların  ikinci ve  üçüncü nesillerinin  büyük  bir  kısmı iskan ettikleri   ülkelerin  vatandaşlığını  almış  bulunmaktalar. Eğer İslam’ın    mesajının   onun  gerçek  muhtaplarına ulastırılması  gerekiyorsa  o gerçek  muhataplar   batı  ülkelerinde  oturan  bu  müslümanlardır. Dinin  birden  fazla  gerçekliği yoktur. Fakat   bu gerçek  insanlık  tarihinde  farklı  gelişmeler ve  aşamalar  geride  bırakmış ve  tekamüle doğru  bir  seyir  izlemiştir. Biz  müslümanlar  açısından İslam    insanlığın  hidayeti için gelen ilahi  dinin  son ve  en  mükemmel  halkasıdır. Bu dini  doğru ve  sağlılklı  bir  şekilde  beşeriyete takdim etmek alimler ve  mübelliğlerin  görevidir. İnsanların  gerçek  ihtiyaçlarına dair tesbitlerimiz, insanların dine  olan  ihtiyacı, dinin  sağlılklı  bir  şekilde  tanıtımı ve  beşeriyetin  dinden olan  beklentileri ve  benzeri  konuların batı  dünyasında   yaşayan  müslümanlar için sağlıklı  ve  köklü  bir  şekilde açıklanması ve  bu  vesileyle  dinin  müslümanların   bireysel ve  toplumsal  yaşamlarındaki  rolünün  belirgin    kılınması lazım. Dini  hükümler ve  kurallara ikincil bir  gözle  bakmamak gerek. Tabiki  dini  tespit  ve  tahlillerimizde ve  ahkamın  beyanında Şia’nın  dinamik fıkhının  yardımıyla zaman ve  mekan  şartlarını da göz önünde  bulundurarak  müslümanların  sorunlarına  çözümler üretmek  gerek.
Bunun için alimler  ve  mübelliğlerin bilgileri aktuel olmalı, çünkü  dindarlık  bunu  icap ettirir. Dindar zamanını  geriden  takip etmemeli, dinamik  ictihad ve  muhatabın ihtiyaçlerının sağlıklı   tespitnin yapılmasının anlamı da budur. Bir  başka  ifadeyle  dini medreselerde öğrendiklerimizi  temel ve   dayanak kabul edip   zamanın  bilgi ve imkanlarını  kullanarak yeni  neslin farklı  alanlardaki  sorularına  cevap  vermeliyiz.
2-Alimlerin ikinci  vazifesi  ise  başta Şia  merkezleri  arasında  olmak üzere  tüm  müslümanlar arasında birlik   ve  beraberliği  sağlamaktır. Karşılıklı  tanışma ve  bilgilenmeden sonra  tüm  islami  merkezlerin  koordineli  olarak birbirleriyle  işbirliğinde bulunmaları ve en   güzel  dayanışma     örneğini  sergilemeleri  gerek.
3-Bir  müslüman  din adamının  asıl misyonu  hiristiyan  birisini  müslümanlaştırmak  için  çaba  sarfetmek  değildir, ancak  alimler  olarak  bilhassaa yaşadığımız  bu  günlerde  ve  mevcut  şartlar altında İslamı  doğru  olan  kriterleriyle  dünyaya  tanıtmamız  gerek.  Bu  kriterler  şunlardır: Akılcılık, maneviyat, adalet, hürriyet ve  güvenlik. Biz İslama  yönelik  gündeme  getirilen şüphelere  cevap  vermeli hurafelere  karşı  mucadele  etmeli ve böylece İslamın  akılcılığı  ve  mantığını  tüm dünyaya  sunmalıyız. Bir günlük  süren  bu  toplantıda  çok sayıda alim tebliğ  konusunda  varolan  sorunlar  ve  müslüman  camianın  proplemleri ve  İslamı doğru  ve sağlıklı bir şekilde tanıtma metotları   konusunda  görüş ve  düşüncelerini  dile  getirip seminerin içeriğine  katkıda  bulundular.
 Hamburg İslam Merkezi  Başkanı  Azetullah Ramazani, alimler  ve  mübelliğlerin  konuyla  ilgili  yorum ve  düşüncelerini dinledikten  sonra  seminer hakkında genel  bir  değerlendirmede  bulunup  şöyle  dedi:
  Mübelliğler dini mercilerle  halk arasında   aracıdırlar, Şunu da  bilmek gerekir ki  siz alimlerin İslam yolunda  göstermiş olduğunuz  çabalar ve  bu  yolda  gösterdiğiniz azim  ve  kararlılık  bir  nevi dini  ve  kültürel cihad sayılmaktadır. Hamburg  İslam Merkezi  ise  bu doğrultuda  imkanları  nisbetinde siz alimler ve Almanyada  bulunan  İslam merkezlerinin  hizmetindedir. Aziz  kardeşlerimiz  tarafından  bir  çok  çeşit  konu  gündeme  getirildi, bunlardan  bazıları bizim  sorumluluk alanımıza  girmektedir ve üzerinde  önemle  durmak  gerek, bazı  konular ise  bizim faaliyet  alanımızın  dışında  kalmaktadır.
 Bazı  alimler  ise  şer’i  vakitler  konusunda yapılan  yeni  düzenleme ve  Almanya için  hazırlanmış  bulunan  takvim konusunda   bazı  sorular ve  çekingeleri  dile  getirdiler.  Ayetullah  Ramazani  bu soruların  cevabında  şöyle dedi: Şer’i vakitlerin  tanzimi  konusunda  arakaşlarımız  geçmişte  çok  çaba  gösterdiler ve  bu  konu  tam bir  dikkat  ve  hassasiyetle  takip  edildi ve  halıhazırda da  bu  konuda  çalışmalar  devam etmektedir. Biz  bu  konuda farklı  rasathanelerden   bilgi  aldık  ve meşveretde  bulunduk, inşaallah    takvim  konusunda  yapılanların  sonucu  kısa  bir  süre  içerisinde  Almanyadaki  müslümanların  hizmetine  sunulacaktır.
 Gündeme  getirilen bir  diğer  soru ise  Avrupada  bulunan  müslümanların   bir  günde Ramazan  Bayramını  kutlamaları  yönündeydi.   Bu  konuda  Hamburg İslam Merkezi  başkanı şöyle dedi: Allah’a  şükürler olsun bu  sene önemli   muteber  merkezlerle yapılan  görüşmeler ve  koordinasyon sonucu  büyük ölçüde bir  koordinasyon  sağlandı ve  müslümanların  çoğu  bir  günde  bayram  yaptılar ve  gelecek  senelerde  bu  konuda daha  fazla  çaba    gösterilmesi ve  koordinasyonun  sağlanmasını  ve  müslümanların  bir  günde  bayram yapmalarını  temenni  ediyoruz. Önemli  olan,  dini  ahkam  konusunda   müslümanları  daha  duyarlı  kılmaktır. Biz  bu  yönde  müslümanları  eğitmeli ve  dini  avam olan insanların eline  vermemeli  ve İslamın bazı  hükümleri konusunda  infiali  davranmamalıyız. Biz  zamanla,   fakihlerin  bayram gününün  belirlenmesi  ve  şer’i  vakitler   ve  diğer  hükümler ile  ilgili  görüşleri  konusunda  gerekli  olan açıklamalarda  bulunarak   müslümanların  bu konuda  kültürel  seviyesini  yükseltmeliyiz. Kuşkusuz  ki  Allah  din  yolunda yalnız ve  yalnız  kendi  rızası  için   çaba  gösterenleri   başarılı  kılar. Gelecekte  Almanyada  mukim  bulunan alimler  ve  mübelliğlerle bu  tür oturumların  daha  fazla  yapılmasını  ve  el ele  vererek sorunların  çözümüne  daha  fazla  katkıda  bulunmayı temenni ediyorum. İlgili  merkezlere  ve Şia’nın  yüksek  merciliğine  sorunlar  ile  ilgili uzmanca  görüşler  takdim  edildiğinde  kesinlikle   çözümlerin    üretimi  konusunda  etkili  olacaktır.
 Bir  gün süreyle  devam eden  ve Almanyada   oturan  alimler  ve  mübelliğlerin katılmasıyla  düzenlenen  bu  seminerde  Alimler  kendi  bölgelerindeki  faalıyetleri  hakkında   bilgi  verip  tebliğ ve islam  terbiyesi konusunda  varolan  sorunlar  hakkında  görüş ve düşüncelerini  beyan ettiler. Toplantının sonunda   akşam ve yatsı  namazı Ayetullah Ramazanının imametinde eda edildi.

Fotoğraflar