Pazartesi 27. Mayıs 2018 (Hamburg)
Sabah 01:42
Gün doğuşu 04:59
Öğle 13:17
İkindi 17:39
Akşam 22:06
Yatsı 23:16
Gece yarısı 23:54
Ana sayfa :: Haberler :: 02.04.2013 - „Dinlerde Siddet Potansiyeli“ Sempozyumu
Yorumlar: 0

„Dinlerde Siddet Potansiyeli“ Sempozyumu






23- 24 Ekim 2013 tarihleri arasında Hannover Üniversitesi ve Medsack Medya Grubunun işbirliğiyle, Hannover şehrinin sanat binasında gerçekleşen „Dinlerde Şiddet Potansiyeli“ sempozyumunda ilim adamları, uzman kişiler ve siyasi-dini şahsiyetler bir araya geldiler.

/media/gross/image/album/album-2013/seminar-hannover-2013/IMG-8937.jpg

Sempozyumda Akademisyenler ve İbrahimi Dinlerin (İslam, Hristiyanlik ve Yahudilik) temsilcileri her biri birer konuşma yaparak kendi düşüncelerini beyan ettiler.

Hamburg İslam Merkezi imamı ve başkanı Ayetullah Doktor Ramazani Almanyadaki müslümanları temsilen bu sempozyuma davet edildi.

Ayetullah Doktor Ramazani öncelikle bu önemli konferansı düzenleyen kurum ve şahsiyetlere teşekkürlerini sunarak, bu diyalog toplantısına katılmaktan dolayı memnuniyet duyduğunu dile getirerek konuşmasına şöyle devam etti: Hamburg İslam Merkezi dinler arası diyalog konusunda 50 yılı aşkın bir geçmişe ve bu konuda çok iyi tecrübelere sahib olduğundan dolayı kendisini onurlu hissediyor. Bugüne kadar İbrahimi Dinler hakkında yapmış olduğum geniş araştırmalarda, bu dinlerin hiç birinin Savaş ve Şiddet unsuru taşımadığı, aksine insanlar arasında Birlik ve Beraberliğin oluşumunda önemli bir yere sahip olduğu gibi, insanlığı maneviyet, akılcılık ve Allaha karşı aşk ve muhabbete davet ettiğini söylemeliyim.

Kuran, bütün semavi dinlere karşı saygılı olmayı emrediyor ve ilahi Peygamberlerden olan Hz. İsa (a.s), Hz. Musa (a.s) veya herhangi başka bir peygamberi tastiklemeyip inkar eden kişilerin gerçekte hiçbir peygambere iman getirmediklerini ve asla Müslüman sayılmayacaklarını önemle vurguluyor.

Kuran Hz. Musa (a.s)’nın  emirlerini, Hz. İsa (a.s)’nın nasihat ve tavsiyelerini ve pak ve mutahhar olan Hz. Meryem’in doğum ve hayat hikayesini en güzel bir tabirle beyan etmiştir. Öyleki Kuran’nın 114 suresinden biri Meryem ismiyle adlandırmıştır.

Bazı konuşmacılar, bazı dinlerin mensuplarına yönelik şiddet ve takipten söz ettiler. Evet bu bir gerçektir ancak, İslam dini bu tür davranışlara şiddetle karşı çıktığını söylemek gerekir. Bununla birlikte, haksızlığın sadece Yahudilere karşı olmamıştır, aynı şekilde Müslümanlar ve Hristiyanlarda tarih boyunca bu gibi haksızlıklara maruz kalmışlardır.

Ayetullah Ramazani konuşmasının başka bir bölümünde, din ve inanç öğretilerinin, o dine mensup olan uzman kişiler tarafından ö/media/gross/image/album/album-2013/seminar-hannover-2013/IMG-8977.jpgğretilmesi gerektiğini, beyan edip sözlerine şu şekilde devam etti: Günümüzde, uzman olmayan bazı kimseler İslam ve Kuran hakkında konuşmalar yapıp görüş beyan etmekteler ve bu bizi ziyadesiyle üzmektedir. Ömrünün 20-30 yılını okumak ve araştırmakla geçiren ve gerçekten uzman olan ve toplumdan kabul gören, ehl-i ve erbabından öğrenmek gerek. Bende uzun yıllarını bu hususta geçirmiş bir kişi olarak islamın asıl ve temel öğretilerini kısaca sizlere beyan etmek istiyorum.

Genel olarak şunu söylemeliyim ki islam rahmet, maneviyat, ahlak, akıl, adalet ve hoşgörü dinidir.

Ne yazık ki bazıları yanlış bir şekilde,Hz. İsa (a.s)’nın tanrısının muhabbet ve sevgi tanrısı lakin Hz. Muhammedin(s.a.a)’in  tanrısının savaş ve şiddet tanrısı olduğunu söylüyorlar. Kesinlikle bu sözler yanlış ve batıldır, zira Hz. Muhammed (s.a.a)’in tanrısı Hz. İsa (a.s)’nın ve Hz. Musa (a.s)‘nın da tanrısıdır. Bütün peygamberler insanları hidayete erdirmek ve onlara yol gösterici olarak tek bir İlah tarafından gönderilmiştir. Müslümanların en mukaddes kitabı olan Kuran, İslam Peygamberini ilahi bir rahmet olarak tanıtmış ve tüm insanların bu geniş ilahi rahmetten faydalanmaya davet etmiştir. 

 (وَ ما أَرسَلناكَ إِلاَّ رَحمَةً لِلعالَمين)

Ve biz seni, ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.

 Malesef bugünkü beşeri toplumlarda fazlaca şiddet ve zulümün meydana geldiğini ve bütün bunların adaletsizlikten kaynaklandığını görmekteyiz. İslamın mukaddes kitabı Kuran’da her türlü şiddete karşı koyulması gerektiği vurgulanmaktadır.

Semavi dinler ve Peygamberlere saygı göstermek ve onların yüce makamına hürmet etmek herkesin ruhsal değişimine neden olacaktır. İnsanlığın mukaddesatlarından olan Kuran, İncil, Tevrat ve Zebur gibi kitaplara ve büyük ilahi peygamberlere dil uzatan kişilere, bu mantık ve akıl dışı ve adalete ters davranışlarla beşeri toplumu din ve dindarlıktan ayıramayacakları masajını bildirmeliyiz. Aksine bu gibi çirkin davranışlar insanların daha fazla hakikate yönelmesine neden olacaktır. Öyleyse kendilerine gelip hakikat arayışı içinde olan insanlarla bir olup hakikatin genişleyip gelişmesine yardımcı olmalılar ve ilahi peygamberlerin yüce hedeflerinin gerçekleşmesi için çaba sarfetmeliler.


/media/gross/image/album/album-2013/seminar-hannover-2013/IMG-8938.jpg

Son olarak ayetullah Ramazani konuşmasının şu sözleriyle bitirdi: Semavi ve ilahi dinlerin üzerinde durarak, diyalog ve söyleşi yoluyla birbirlerine daha yakınlaşıp, hakikat ve dinin özüne yönelişle toplumu barışa, emniyete ve adalete davet etmelerini umuyorum.

Cenabı Hak tarafından insanlığın hidayeti için gönderilen tüm semavi kitaplar ve ilahi dinler ve peygamberlerin herkes tarafından saygı gösterildiği güne hep birlikte şahit olalım.

Fotoğraflar